Bedesten

Bedesten

Halılar, kanepeler, avizeler, saatler,
Bedestenin loş dehlizlerinde;
Sevinçler, kahkahalar, gözyaşı, keder
Okunur köhne eşyaların yüzünde.

Şu gümüş saplı baston bir paşanındır,
Bir konaktan gelmiştir billur avize.
Guguklu saatte bir devrin kalbi atar,
Hatıralarla solmuş ipekli perde.

Bir saraylı yıkanmıştır şu altın tasla,
Ne sohbetler dinlemiştir kadife koltuk.
Borular gramofon çalıyor hala,
Ama Çeşmi-bülbülün çehresi soluk.

Yeniler meydan okuyor sanki
Şu pirinçten mangal, şu köhne sedir.
Bir devir hüzünlü bulutlar ile
Bedestende hala yaşar gibidir.

İlhan GEÇER

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir