Bıçakçılık Hakkında Bilgi

Bıçakçılık Hakkında Bilgi

Bıçağın tarihçesi günümüzden on binlerce yıl öncesine uzanmaktadır. O dönemde insanoğlunun yapmış olduğu bıçak taştan, özellikle çakmak taşından veya kemikten yapılmıştır. Sap ve namlu aynı maddedendir. O dönemde insanın ihtiyacını karşılayacak özelliktedir.

Antalya’nın 30 km kuzeybatısında bulunan Karain Mağarası’nda taştan ve kemikten delici ve kesici aletler bulunmuştur. Buradaki buluntular, M.Ö. 15000-50000 yılları arasında tarihlendirilmektedir. Bu döneme Paleolitik Çağ denilmektedir. Bu dönemde bıçak, çakmak taşı ve kemikten yapılmıştır.

Mezolitik Çağ (M.Ö 10000-8000 arası) delici ve kesici aletlerde önemli gelişmeler olmuştur. Çakmak taşından yapılan delici ve kesici minik aletler, ağaç, kemik, boynuz gibi maddelerin ucuna monte edilmiştir. Böylece daha kullanışlı hale getirilmiştir. Bıçaklarda sap dönemi başlamıştır.

Neolotik Çağda (M.Ö 8000-5500 arası) insanlar daha yeni gelişmeler kaydederken, delici ve kesici aletlerde obsidiyen (doğal cam) kullanmaya başlamıştır. Bıçaklar daha itinalı ve cilalı yapılmış ve üzerine desenler kazınmıştır.

Kalkolitik Çağda (M.Ö 5500-3000 arası) Bu dönemde bakırdan delici ve kesici aletler yapıldığı bildirilmektedir.

Maden Çağında ise (M.Ö 3000-1000 arası) önceleri bakır ve kalay karışımı olan tunçtan delici ve kesici aletler yapıldıktan sonra demirden kesici ve delici aletlere geçilmiştir. Bu dönem gerçek anlamda bıçağın yapıldığı dönemdir.

Bıçak namlusunun ana maddesi çeliktir ancak son yıllarda titanyum ve seramik gibi çağın teknolojisini yansıtan malzemeler de namlu yapımında kullanılmaktadır. Bıçak sapı yapımında kemik, camız boynuzu, koçboynuzu ve ahşap kullanılmakta iken son zamanlarda fiber denilen madde de kullanılır olmuştur.

Bıçağın işlevine, icrasında kullandığı iş ya da hobiye göre farklı biçimleri de bulunmaktadır. Geleneksel yöntemlerle el işi ile yapılan 150 çeşit bıçak olduğu bilinmektedir. Satır, döner bıçağı, cep bıçağı, aşı bıçağı, av bıçağı, bel bıçağı, et bıçağı, kıyma bıçağı, kaymak bıçağı, pastırma bıçağı, börek bıçağı, kasap bıçağı gibi çeşitleri sayılabilir.

Çakı, kırsal kesim insanının vazgeçilmezi olduğundan sürekli yanında taşımak üzere aparatları ve kılıfları oluşturulmuştur. Örneğin Bursa bıçakçılığı içinde Arnavut çakısının ayrı bir yeri vardır. Bu çakıların sap kısmı boynuzdan yapılmaktadır. Genelde keçiboynuzu kullanılmaktadır. Bu boynuzlara kesteki adı verilen bıçak ile kazınarak şekil verilmektedir. Bıçağın sap kısmında kemik fabrikalarındaki keçiboynuzları, bıçak kısmında ise Karabük çeliği kullanılmaktadır. Arnavut çakıları daha çok Trakya bölgesinde alıcı bulmaktadır. Genellikle hayvancılıkla uğraşan çiftçiler, tırnak ve hayvan kesmek için kullanır.

Kullanılan bıçaklar zamanla körelerek kesmez hale gelebilir. Körelen bıçakları keser hale getirmek için bileyicilik mesleği ortaya çıkmıştır. Bir adı zağcılık olan bileyicilik, kesici aletlerin kesici ağızlarını alet kullanarak keskin duruma getirme, keskinleştirme işi olup insanoğlunun parçalayıcı aletleri kullanmaya başlamasıyla ortaya çıkan bir meslektir.

Bıçağın işlevini layıkıyla yerine getirmesi, ustanın marifetiyle doğru orantılı olduğundan kimi yörelerimiz bıçakçılığı ve bıçak ustaları ile ün yapmıştır. Adana, Afyon, Ankara-Gölbaşı, Balıkesir, Bursa, Çorum, Çanakkale, Erzincan, Kastamonu, Malatya, Sinop, Sivas, Sürmene, Trabzon, Tosya, Yatağan gibi yerleşim yerleri bıçaklarıyla ünlüdür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir