Gümüş İşlemeciliği Hakkında Bilgi

Gümüş İşlemeciliği Hakkında Bilgi

Gümüş, ilk işlenen madenlerden ve en eski uygarlıklarda bile güç, zenginlik simgesi olarak değerli sayılmıştır. Doğada başka maddelerle karışık bulunan gümüşün işlenmesi ancak Tunç Devrinde, gümüşü ayrıştıracak teknikler geliştirince gerçekleştirilebilmiştir. Paslanmaz, değerli ve kolay işlenilebilen bir maden olup bu bakımdan para, madalya ve kuyumculukta kullanılır.

Gümüş ışığı çok iyi yansıtabilen dövülebilen ve sünebilen bir metaldir. Gümüşün bu özellikleri gümüş işlemeciliği sanatının doğmasına sebep olmuştur.

Gümüş işlemeciliği, en eski sanatlardan biri olarak günümüzdeki teknolojik ilerlemelere karşı durarak sanat özgürlüğünü korumayı başarmıştır.

Gümüş işlemeciliği, Türklerin eski el sanatlarından biridir. Türkler, Orta Asya’da yaşadıkları dönemlerde çeşitli madenlerden yararlanmışlardır. Altay ve Tanrı dağları ile Orhun Bölgesinde yapılan kazılardan edinilen bulgular arasında kulpsuz gümüş maşrapalardan da anlıyoruz ki Türkler, bu dönemde gümüşü işlemeyi başarmıştır ve gümüşten ihtiyaç duyulan objeler oluşturmuşlardır. Anadolu dışındaki Türklerde de gümüş işçiliği ve kullanımı yaygındır.

Gümüşçülük sanatında değişik yapım ve süsleme teknikleri mevcuttur. Bunlar arasında dövme, döküm, torna çekme ve madeni parçaları birleştirme teknikleri kullanılır. Gümüşçülükle uygulanan süsleme teknikleri ise; çalma ve kazıma, kabartma, kalıpla kabartma, delik işi(ajur), telkari (filigre) ve gronüle, kakma, savatlama, değerli taş, renkli cam ve mine ile süslemeler, gümüş kaplama ve yaldızlamadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir