Home / Belirli Gün ve Haftalar / İlköğretim Haftası / İlköğretim Haftası Konuşma Metni

İlköğretim Haftası Konuşma Metni

İlköğretim Haftası Konuşma Metni

Sayın İlçemiz Kaymakamı, Belediye başkanı, Meclis üyeleri, İlçe Müdürleri, Okul Müdürleri, Öğretmen arkadaşlarım, değerli veliler, siz en değerli varlıklarımız; çocuklarımız.

Bir ülkenin halkının okuryazar oranı ne kadar yüksek olursa kalkınma ve refah seviyesi o kadar yüksek olur. Geçmişi ile yüzleşebilen devletler bu gün Muasır medeniyete ulaşmış devletlerdir.

Bizde geçmişten günümüze eğitim durumumuza bakıp gelecek hedeflerini oluşturmalıyız. Eğitimdeki geçmişimize şöyle bir bakalım. Yıl 1897 yapılan bir istatistiğe göre topraklarımızda yaşayanların okuma yazma bilenlere oranı % 10’ un altındadır. Bu dünya devletlerine göre geri kalmışlık anlamına gelmektedir. Bunun sonucunu önce Çanakkale Savaşı sonrası Sevr antlaşması, vatanımızın işgali; kan acı,çile,yokluk,yoksullukla ödedik.

İşgale karşı verilen onurlu bir savaştan sonra onurumuzu koruyacak cehaletle savaş başladı.

Cumhuriyetin ilanından sonra ilk 1927’de yapılan nüfus sayımında ülkemizde yaşayan yetişkin nüfusun % 10.5 ‘inin okuma yazma bildiği tespit edildi.

“ Milli Eğitim alanında ne pahasına olursa olsun tam bir başarı gerektir. Kurtuluş ancak bu yolla olur. Milli Eğitim politikamızın temel ilkesi bilgisizliğin yok edilmesidir. Bu yapılmadıkça yerimizdeyiz. Yerinde duran bir şeyse geri gidiyor demektir.” diyen Mustafa Kemal 1922’deki bu konuşmasın da hedefi belirlemişti. Yeni Türk Alfabesi çalışmaları hızlandırıldı ve yurdun her yerinde okuma yazma seferberliği başlatıldı.

Bu seferberlikle okuma-yazma oranları; 1935’te %20.4’e, 1950’de % 33.6’ya, 1960’da %39.5’e, 2005’de %88.3’e, 2013’te % 92.9’a ulaşmıştır. Tabi ki bu yeterli değildir. Gelişmiş ülkelerin % 99.9 oranlarına yetişmeliyiz. Okuma yazma öğrenmek tek başına çözüm değildir.

Bilişim çağının getirdiği bir tehlikeye karşı da uyanık olmalıyız. Diplomalı tembellerden olmamalıyız. Şunu da unutmayalım, hiç okuma bilmeyene Kara Cahil, yalnızca okuma-yazma bilip bu düzeyde kalmış olanlara da ‘cahil’ denmektedir. Bundan şu anlaşılır. Yalnızca okuma-yazma bilmek cehaletin kendini koruduğu. Bu daha büyük bir toplumsal tehlikeyi oluşturmaktadır. Bu tehlikenin en canlı örneği 15 Temmuz akşamı ülkemizde yaşananlardır.

Oysaki kendimize, ailemize, çevremize milletimize ve insanlığa faydalı olmak için okur-yazar olmalıyız. Daha sonra ise iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, bilimi hurafeden ayırır bu günkü dünyanın ulaştığı bilgi birikimini elde ederiz. ”Bilgisiz eğitimsiz insanların daha çok suç işlediklerini unutmamalıyız.

Yeni bilgiler, yeni dostluklar, güzel günler ve aydınlık fikirlere ulaşmamız dileği ile İlköğretim Haftamız kutlu olsun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir