Kalay Yapımında Kullanılan Malzemeler

Kalay Yapımında Kullanılan Malzemeler

Kalay: Dövülebilir, sünek bir metaldir. Kolayca tel veya levha haline getirilebilen bu metal, kalaycılıkta ısıtılarak kullanılır.

Nişadır: Amonyak tuzu olarak bilinen amonyum klorür bileşiği. Metalin yüzeyinde hasıl olmuş oksit tabakasını kaldırdığından metal, lehime müsait hale gelir. Beyaz toz halindedir.

Kalaycı Pamuğu: Steril pamuktan farklı olarak rulo şeklinde ve avuç içerisinde kolay hareket ettirilebilen bir pamuktur.

Kıskaç: Kalay yapacak nesnenin tutulduğu bir çeşit maşa.

Körük: Ateşin harlanması için kullanılan genellikle manda derisinden yapılmış hava üfleyen bir malzemedir.

Kalaycılık üç temel üzerine kuruludur. Bunlar; tavlama, temizleme ve kalaylamadır.

Tavlama: Kalaylanacak kaplarda aranan en önemli özellik karıncalanmadan oluşan bere ve çürümelerin olmaması, kaplar ne kadar temiz olursa o kadar kolay ve temiz işçilik çıkarmaktadır. Daha önce kalaylanmış malzemelerin körük ve kömür yardımıyla yakılarak orta sıcaklıkla üzerindeki yağ ve zamanla kullanmadan oluşan atıkların yakılmasına kalaycılık dilinde “tavlama” denir. Hiç kalaylanmayan kaplara “kızıl kap” denir ve bunlar tavlanmazlar.

Temizleme: Tavlanan metaryaller, tuz ruhu ile sıvanarak kalaylanacak olan kısımlar ince kumlarla el ve ayak yardımı ile güzelce silinir. Kalaylanacak zemin, kalay almasını engelleyecek tüm dış etkenlerden arındırılır. Ezik büzük olan yerler ise çekiç, tokmak gibi özel aletlerle düzeltilir.

Kalaylama: Körükte ısı ile tavına getirilen kapların sıcaklıktan dolayı çubuk halinde bulunan kalayın sürülmesi ile kolay şekilde kaygan hale gelmesidir. Kalayın kalaycı pamuğu ve nişadır yardımı ile zemine düzenli şekilde dağıtılması işlemine “kalaylama” denir. Bugünkü anlayacağımız anlamda kalay bir nevi kaplama malzemesidir.

Kalaycı ustaları, öncelikle kalaylanacak bakır eşyaların eğriliklerini örs üzerinde çekiç vasıtasıyla düzeltir. Bakır, kalay ocağı adı verilen ocaklarda kıskaçla tutularak ısıtılır. Kalay ocakları odun kömürüyle ısıtılır. Bakır, ocakta ısıtıldıktan sonra tuz ruhu ve pamuk aracılığıyla silinir. Bu işlemin ardından bakır kap kum ile ovulur. Daha sonra asıl kalaylama işlemine geçilir. Ocakta eritilen kalay, nişadır ile birlikte bakır kapların içine ve dışına sürülür ve kalaylama tamamlanır. Ayrıca kalayla lehim işleri de yapılmaktadır. Madeni eşyaların kulp, boyun ve emzik gibi parçalarını gövdeye tutturmak için kalay lehimi kullanılır. Lehim işlerinde el kaynağı, kerpeten, uçlu kalem vb. aletlerden yararlanılmaktadır. Uygulama yapılırken lehimlenecek parçanın birleşim yeri, tuz ruhu ile temizlenir ve el kaynağı ile ısıtılan birleşim yeri sıvılaştırılmış kalayla sıvanır. Soğuma sonrasında kalay katılaşır ve işlem gerçekleşmiş olur.

Çinko, alüminyum, çelik, plastik gibi maddelerden mutfak ve hamam gereçlerinin yaygınlaşmasıyla bakırcılığın gerilemesine bağlı olarak kalaycılık da gerilemiş ve yok olmaya yüz tutmuştur. 1950’li yıllarda her kent ve kasabanın hemen hemen her semtinde bir kalaycı dükkanı bulunurdu. Kalaycı dükkanları genellikle bakırcıların yanı başında ya da bakırcı dükkanının içinde ayrı bir bölümde yer alırdı. 1960’lı yıllarda bu dükkanların çoğu kapandı. Bunun yerine gezici kalaycılar işlem görmeyi sürdürmüşlerdir. Gezici kalaycılık işlemlerini genellikle çingeneler ve abdallar üstlenmişlerdir. Bu anlamda kalaycılık etnik bir meslek haline gelmiştir.

Günümüzde ihtiyaçların değişmesiyle birlikte çıkak bulmakta sıkıntı yaşanmakta ve kalaycı ustaları artık yetişmemektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir