Nalbantlık Hakkında Bilgi

Nalbantlık Hakkında Bilgi

Ulaşım ve taşıma aracı olarak kullanılan hayvanlar, ayaklarının aşınmaması için nallanırlar. Nalbantlık; at, eşek, katır gibi binek ve hizmet hayvanlarının toynaklarına koruma amacıyla nal çakma zanaatıdır. bu işi yapan ustalara “nalbant” denir.

Binek hayvanlarına bağlı olarak ortaya çıkmış bir sanat olan nalbantlık, demircilikle birlikte gelişmiştir. Eski dönemlerde hayvanların ayaklarına ve toynaklarına keçe, kalın bez ya da köseden yapılan ayaklıklar takılırdı. Dayanıksız olan bu ayaklıkların yerini zamanla madeni nallar almıştır.

Askerlikte at ve katırın taşıdığı önemden dolayı hemen bütün ordularda uzun yıllar nalbantlıkla ilgili birimlere yer verilmiştir. Osmanlı ordusunun nalbant gereksinimini karşılamak için 1888’de Askeri Baytar Mektebi’nde modern nalbantlık dersleri verilmeye başlandı. Kurtuluş Savaşı’nda da Konya’da nalbant yetiştiren bir okul açılmıştır.

Nallar, hayvanın toynağına “nal tokmağı” denilen tahta tokmaklar ya da “nallama” adı verilen özel çekiçlerle çakılır. Nalbantlar, nal çakmanın yanı sıra toynak bakımını yapar ve toynak hastalıklarını da tedavi eder.

Nallama işlemi şu şekilde yapılır: Öncelikle atın ayağında eski bir nal varsa bu nal kerpetenle sökülür. Mıhlar çıkartılır. Çıkartılan nalın altına birikmiş pislikler, yontacak ile temizlenir. Atın tırnağı temizlendikten sonra nal, atına tırnağına oturtulur. Mıhlar çakılır. Nal çakıldıktan sonra nalın tabanının düz olmasını sağlamak için eğe ile törpülenir.

Eski yıllarda faytonlar, at arabaları hem taşımacılık hem de yük taşıma aracı olarak kullanıldığından, bu hayvanların nallanması için nalbant dükkanları ve nalbantlar bulunurdu. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu tür hayvanlar kullanılmadığından, nalbantlık mesleği de birçok kentte yok olmaktadır. Artık sadece Antalya, İstanbul, Kuşadası, vb. birkaç şehirde turistik amaçlı talep görmektedir.

Geçmişte ulaşım, taşımacılık ve çeşitli hizmetlerde hayvanların yaygın olarak kullanılması nedeniyle nalbantlık, motorlu araçların yaygınlaştığı 20. yüzyılın ilk yarısına değin önemini korumuştur. Genellikle baba mesleği olarak sürdürülen, uzun, pratik eğitim gerektiren ve ince bir ustalık isteyen nalbantlık mesleğini öğrenen kişi sayısı günümüzde yok denecek kadar azalmıştır. Türkiye’de 1960’lı yıllara değin kırsal kesimdeki en itibarlı mesleklerden biri olan nalbantlık, teknolojinin gelişmesiyle birlikte eski önemini kaybetmiştir.

Antalya, Aydın-Başçayır-Zincirlihan, Bayburt, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Isparta, Karabük-Safranbolu, Kırıkkale-Delice, Kilis gibi özellikle kırsal kesimlerde nalbant çakan  ve mesleğini devam ettiren ustalara rastlamak mümkündür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir