Tenekecilik ve Sobacılık Hakkında Bilgi

Tenekecilik ve Sobacılık Hakkında Bilgi

15. yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanan yumuşak çelikten yapılmış üstü kalay kaplı ince saca “teneke” denir. Tenekecilik, ince galvenizli sacların işlenmesi işidir. Tenekeden ya da genel olarak başka ince metal saclardan çeşitli eşya yapma ve onarma işiyle uğraşan ustalara da “tenekeci” denilmektedir.

Tenekeciler tenekeleri kesip biçer, onlara çeşitli şekiller verir, üzerlerine kabartmalar yapar ve lehim yaparak parçaları birleştirirler. Tenekenin yapımında lehimleme en önemli iştir. M.Ö. 3200 yıllarında lehim kullanılarak yapılan vazolar, kadehler ve mücevherler bulunmuştur.

Birleştirilecek olan iki parça, kopan parçalar, akıtan kova ve kutular için tenekeciye gitmek gerekir. Binalarda çortan, çatı olukları, soba, soba boru ve dirsekleri, maşrapalar, idare lambaları, huniler, fıskiyeler, pekmez, yağ-peynir kapları tenekeci ustaların hünerli ellerinden çıkan araç gereçlerden bazılarıdır.

Tenekeciler kalay ve kurşun bir kapta ergiterek hazırladıkları kalıba bu karışımı dökerler. Kalay ve kurşun karışımından oluşan eritilme işi çok hassastır. Lehimin belirli bir kıvama kadar eritilmesi gerekir. Biraz fazla ya da eksik kıvam lehimin ayarını bozar. Bu ayarı vermek tenekecilikte bir anlamda ustalığın da göstergesidir.

Kalıptan çıkan lehim kullanıma hazır demektir. Kurşun miktarının çok olması lehimin ısısını arttırır ve yapılan lehim parlak olmaz, rengi de donuk gri olur. Kurşun oranı yüksek olan lehimle lehimlenen yerler çabuk oksitlenir. Kalay miktarının fazla olması ise lehimin sağlamlığını azaltır. Tenekeci kurşun ve kalay oranını kendi bilgi birikimine göre hazırlar. Lehim %20 kurşun, %80 kalay karışımından elde edilir. Lehim yaparken önce kömür mangalında havya ısıtılır ve sabun kalıbı biçimindeki nişadıra sürülür, sonra lehime değdirilerek bir miktar lehim eriyerek havyanın uç kısmına yapışması sağlanır. Lehim yapılacak zemin veya nesnenin daha önce tuz ruhu ile temizlenmesi gerekir. Bu işlem yapılmazsa lehim tutmaz.

Tenekeci ustaları; lamba, idare lambası, fener, çıra, soba, maltız, et, kestane ve mısır mangalı, su, salep, boza, süt, şerbet ve şalgam güğümü, kahveci yedeği, kahve tepsisi, semaver, batarya, çeşme, berber musluğu, güvercin yemliği, yoğurt kabı, yuvarlak gövdeli yoğurt tepsisi, sandık gibi gündelik kullanım araçlarının yanı sıra oluk, oluk kovası, çörten, saçak, sundurma örtüsü gibi mimari ögeler imal ederler.

Sobacılık mesleği bir dönemin gözde meslekleri arasındadır. Evlerde ve iş yerlerinde kullanılan soba, ızgara, kova gibi ürünler imal edildiği atölyeler, bu işi yapacak eleman yetiştiremedikleri için unutulmaya yüz tutan meslekler arasına girmiştir. Binbir çile ile ve yılların verdiği ustalık ile yapılmış olan el yapımı sobalar, teknoloji karşısında yenilip, unutulmaya yüz tutmuştur. Son teknolojiyle donatılmış fabrikalarda üretilen sobalar, kalorifer sistemlerinin ve elektrikli sobaların çıkmasıyla sac sobalara olan rağbet çok azalmıştır. Günümüzde bu meslekte çalışacak işçi bulmak zorlaşmıştır.

Bir zamanlar oldukça yaygın olan tenekecilik ve sobacılık mesleği, günümüzde sayıları oldukça azalmasına rağmen ayakta kalabilmek için soba dışında ziraat aletleri imal ve tamir işleri yapmaktadırlar. Yaz mevsimlerinde demircilik yapan ustalar, kış mevsiminde soba imalatı ve tamiri yapmaktadırlar.

Ülkemizde Ağrı, Adıyaman, Bartın, Bayburt, Bursa, Çankırı, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, İzmir, Kahramanmaraş, Konya, Malatya, Osmaniye, Safranbolu, Samsun, Siirt ve Şanlıurfa’da tenekecilik ve sobacılık hala görülmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir